KÜNYE
Kitap Adı:
Sakar
Yazarı: Alexandre
Seurat
Basım: Metis
Yayınları
Sayfa: 120
Tür: Roman
İNCELEME:
Sakar/
Alexandre Seurat
Fransa’da
Marina Olayı olarak bilinen gerçek olaydan uyarlanan bir kitap Sakar.
“Marina
olayı, Marina Sabatier'in 2009 Ağustos'unda 8 yaşındayken Fransa'da ölümüyle
ilgili bir Fransız adli ve idari olayıdır. Bu olay, Marina Sabatier'in iki
ebeveyni Éric Sabatier ve Virginie Darras tarafından gördüğü istismar ve
çocuğunun kötü muameleye maruz kalması sonucu gerçekleşmiştir.”(wikipedia)
Kitap
bittikten sonra olayın, küçük bir kız çocuğuna yaşatılan vahşetin detaylarını araştırıp
okumak kitabın sarsıcı etkisini çok daha vurucu kıldı. Kitapta 8 yaşındaki Diana
(Marina Sabatier)’nın doğumundan, ailesince kurgulanan kaybına kadarki
trajedisi kaleme alınıyor. Daha bebekken hastaneye terk edilen, 1 aylıkken
tekrar geri alınan bir bebek. Anneanne ve teyze tarafından şahit olunan şiddet
ihbar edilse de kanıtlanamıyor. Okulda öğretmenleri durumundan şüpheleniyor. Durum
her araştırılmaya başladığında okul değiştiriliyor. Ailesine sevgiyle bağlı bir
çocuk olması, vücudundaki morluk ve yaralanmaların kendi sakarlığı ile açıklanması,
ebeveynlerin oynadığı teatral duruş, aile ve çocukların ağız birliği, somut kanıt
bulunamaması ve ailenin çocuklarca da korunması nedeniyle sistem prosedürlerinin
aşılamaması trajik bir sona zemin hazırlıyor.
Kitap
küçük kızın anneannesi, teyzesi, ağabeyi, öğretmenleri, okul müdürleri, sosyal hizmet görevlileri, jandarma, okul
doktorunun süreç içindeki anlatımları ile aktarılıyor. Beni en çok etkileyen
ağabeyin duruma yönelik hislerini aktarışı ve öğretmenlerin müdahale edebilmek
için umutsuz çırpınışı oldu.
Tanıtım
bülteninde “(…) roman, aile kurumuna sorgusuz sualsiz kutsallık atfedilmesinin
yıkıcı sonuçlarını yalın ve sarsıcı bir anlatımla gözler önüne seriyor” deniyor.
Can yakıcı bu hikaye 2024 NDS
Edebiyat Ödülü kazanmış. Kitap orijinal adı ‘La maladroite’ ile 2019 yılında
sinemaya da uyarlanmış. İçinizde uçsuz bucaksız bir boşluk, boğazınızda bir
düğüm oluşturan zor bir hikaye. Alınacak dersler adına okunmalı diyorum.
KİTAPTAN SEVDİĞİM ALINTILAR:
“Eğreti
bir aileydi bizimki, evet, aile değil yamalı bohça, hiçbir şeyin konuşulmadığı
ama herkesin gözü önünde sessiz dramların yaşandığı bir aile, araya kimse
girmeden.”
"Artık
sınıfımı görmüyorum, öğrencilerim siyah-beyaz kareler halinde donuyor ve
aralarında Diana var: Bir tek o, siyah-beyaz ve hareketsiz değil, onun
tehlikede olduğunu biliyorum, bana yapabileceğim bir şeyi, yapacağım bir şeyi
sabırsızlıkla bekler gibi bakıyor. Ama karabasanda her şey için artık çok geç
olduğunu biliyorum, bana bakıyor ve ben hiçbir şey yapamıyorum; beni
bağışlamasını isterdim." (Öğretmen)
“Hayal
etmemi istiyordu, eğer başına bir şey geldiyse acaba benim onun için ne yapmamı
isterdi? Ona baktım dilimin ucuna kadar geldi. Onun için ne yapabileceğimi
aklından bile geçirmiş olamazdı çünkü ONUN İÇİN KİMSE ASLA BİR ŞEY YAPMAMIŞTI,
onun için hiçbir şey yapamazdım çünkü artık bitmişti.” (Ağabey)
“O
zaman kendi kendime tuhaf sorular soruyorum, başka bir ailede ve başka bir
dünyada olsaydık, o kendisi olabilseydi ve ben kendim olabilseydim, ağabey ve
kız kardeş gibi olabilir miydik, demek istiyorum ki olduğumuz kişiler
olmasaydık, o kendisi olmasaydı ve ben kendim olmasaydım, olmuş olacağımız o
başkaları, ağabey ve kız kardeş olabilir miydi?” (Ağabey)
“Hayatımın
neden art arda gelen felaketlerden ibaret olduğunu bir anlayabilseydim. Keşke
biri bana bunu açıklayabilseydi; neden her şeyi yitirdiğimi.”
“…içimde bir boşluk açılıyordu, uçsuz bucaksız bir boşluk, o boşluğa düşmemek için yalpalayıp duruyordum.”