KÜNYE
Kitap Adı:
Biomortem
Yazarı: Serkan
Karaismailoğlu
Basım: Elma
Yayınevi– 3.Basım- 2025
Sayfa: 264
Tür: Roman,
Bilimkurgu
İNCELEME:
Biomortem
/ Serkan Karaismailoğlu
Benim gibi
yazarın kalemine daha önce aşina olanlar tarzını bilir; anlatı biyoloji ve tıp
alanından bilimsel araştırmalar ve akademik bilgilerle bezenerek aktarılır. Ve
yazar bunu herkesin anlayacağı üslupla yormadan hatta ilgi çekici şekilde yapar.
Biomortem, Glia serisinin ilk kitabı ve yine bilgi dolu bir bilimkurgu okuma
fırsatı sunuyor.
Falin 59
yaşında, yazar olma hevesi eşi tarafından kursağında kalmış, sonrasında ise
tanıştığı Amakrin sayesinde hem yeniden aşkı hem de hayali olan yazarlığı
keşfetmiş bir adam. Kitapları yok satan ve bu sayede maddi güce kavuşan Falin’in
kanser nedeniyle son günlerini yaşadığını öğrenmesi üzerine kurgu bambaşka bir
yöne evriliyor. Biomortem ise hasta ve maddi güce sahip kişileri dondurup, tıbbi
tedavilerin daha geliştiği bir gelecekte çözdürebileceğini garanti eden bir
merkez. Biomortem’in sonraki müşterisi Falin oluyor. Peki onu neler bekliyor?
“Oysa biz
biliyoruz ki yaşam ile gerçek ölüm arasında uzun mesafeli bir geçiş tüneli var.
Burada anahtar kelimemiz tünel. Ne yazık ki insanlar bu geçiş tünelinin de ölüm
olarak tanımlıyorlar oysa burası birçok noktasında acil çıkış kapısı barındıran
bir ara bölge. Zaten bilimin geliştirdiği her yenilik bu acil çıkış
kapılarından bir tanesini daha keşfedip birçok insanın son anda bu tünelden
çekip çıkarmayı hedefliyor.”
Yaşam ile
ölüm arasında sıkışıp kalmak, valiz-beden metaforu, ilahi bir perdenin gizemi
ve büyüsü, arkea-mithe aşkı(endosimbiyoz), toprak-metamorfoz ilişkisi, çürümenin
fizyolojisi, kriptobiyoz…
Hem
varoluşun hem de yokoluşun hikayesini okuyoruz. Ölüm tam olarak ne zaman
gerçekleşir? Tamamen yok oluyor muyuz? Ölümsüzlük gerçekten mümkün mü? Ölüm, yaşam,
bilinç, beden, ruh, dönüşüm... Birçok insana ürkütücü gelen ölüme bakış açınızı
değiştirecek bir anlatım. Ölümün biyolojisi üzerine bir bilimkurgu. Şimdilik Mater
serisi hala favorim olsa da serinin devamını merakla bekliyorum.
KİTAPTAN SEVDİĞİM ALINTILAR:
“Öldüğümüzde
tüm bedenimiz ve hücrelerimiz yerli yerinde duruyorken bizi terk edip giden şey
tam olarak nedir?”
“Şu
hayatta bizim için en büyük işkence belirsizlik dediğimiz süreçtir. İnanın en
kötü senaryo bile uzun süreli belirsizliğin yarattığı hasar kadar beynimize
zarar verici değildir. Şimdi soruyorum size, şu hayatımızda ölümden daha
belirsiz olan ne var? Sonsuza kadar yok mu olacağız, reenkarnasyonla tekrar
dünyaya mı geleceğiz, burada yaptıklarımızın karşılığını cennet ya da cehennem
olarak mı göreceğiz?”
“Eğer
ölümün bir dönüşüm olduğunu kavrayabilirsen o kadar kötü bir şey olmadığını da
anlarsın. Nereden biliyorsun belki de beynimizde bilinç olarak var olan o
enerji, bedenimiz öldüğünde özgürlüğüne kavuşuyordur. Belki de bedenlerimiz
özgürlüğe kavuşmadan önce bir şeyleri öğrenmek zorunda kaldığımız organik
hapishanelerimizdir.”
“Hücrelerin
yaşama tutunma mücadelesi gerçekten de inanılmazdı. Her şey bu kadar canlıyken
o zaman ölen şey tam olarak neydi ki? Yoksa insan ruhu dediğimiz şey 30 trilyon
canlıyı etrafında tutabilen bir enerji formu muydu? Tıpkı gece küçük sinekleri
etrafında toplayan ışık gibi ruh da hücreleri bir araya getiren bir melodi
miydi?... Tüm hücreler canlıyken bir ruh neden bedeni terk ederdi?”
“Denklem
çok nettir. Kelebeğin uçması için tırtıl gömülmek zorundadır. İşte yaşam ve
ölüm arasındaki asıl ilişki metamorfoz fikrinin içinde gizli. Buradaki dönüşümü
anlamak için insanın etrafındaki kozayı keşfetmek lazım. Bu kozanın adı toprak
(...) Çünkü toprak, yaşamla ölüm arasındaki metamorfozun gerçekleştiği en ideal
alandır.”
“Hücrelerimiz
ve vücudumuzdaki mikroorganizmalarla beraber trilyonlarca canlının bir arada
yaşadığı ortak bir yaşam formuyuz. Öyle ki hem devasa bir mezarlık hem de
yaşamın sürekli yeşerdiği inanılmaz bir ormanız.”
“Evren
parçaların sürekli dağıtılıp bir araya getirildiği müthiş bir yapbozdu. Üstelik
her defasında ortaya mükemmel bir sonuç çıkıyordu. İşte yaşam bu nedenle çok
kıymetliydi.”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder