24 Mart 2026 Salı

BİOMORTEM

 











KÜNYE

Kitap Adı: Biomortem

Yazarı: Serkan Karaismailoğlu

Basım: Elma Yayınevi– 3.Basım- 2025

Sayfa: 264

Tür: Roman, Bilimkurgu


İNCELEME:

Biomortem / Serkan Karaismailoğlu

Benim gibi yazarın kalemine daha önce aşina olanlar tarzını bilir; anlatı biyoloji ve tıp alanından bilimsel araştırmalar ve akademik bilgilerle bezenerek aktarılır. Ve yazar bunu herkesin anlayacağı üslupla yormadan hatta ilgi çekici şekilde yapar. Biomortem, Glia serisinin ilk kitabı ve yine bilgi dolu bir bilimkurgu okuma fırsatı sunuyor.

Falin 59 yaşında, yazar olma hevesi eşi tarafından kursağında kalmış, sonrasında ise tanıştığı Amakrin sayesinde hem yeniden aşkı hem de hayali olan yazarlığı keşfetmiş bir adam. Kitapları yok satan ve bu sayede maddi güce kavuşan Falin’in kanser nedeniyle son günlerini yaşadığını öğrenmesi üzerine kurgu bambaşka bir yöne evriliyor. Biomortem ise hasta ve maddi güce sahip kişileri dondurup, tıbbi tedavilerin daha geliştiği bir gelecekte çözdürebileceğini garanti eden bir merkez. Biomortem’in sonraki müşterisi Falin oluyor. Peki onu neler bekliyor?

“Oysa biz biliyoruz ki yaşam ile gerçek ölüm arasında uzun mesafeli bir geçiş tüneli var. Burada anahtar kelimemiz tünel. Ne yazık ki insanlar bu geçiş tünelinin de ölüm olarak tanımlıyorlar oysa burası birçok noktasında acil çıkış kapısı barındıran bir ara bölge. Zaten bilimin geliştirdiği her yenilik bu acil çıkış kapılarından bir tanesini daha keşfedip birçok insanın son anda bu tünelden çekip çıkarmayı hedefliyor.”

Yaşam ile ölüm arasında sıkışıp kalmak, valiz-beden metaforu, ilahi bir perdenin gizemi ve büyüsü, arkea-mithe aşkı(endosimbiyoz), toprak-metamorfoz ilişkisi, çürümenin fizyolojisi, kriptobiyoz…

Hem varoluşun hem de yokoluşun hikayesini okuyoruz. Ölüm tam olarak ne zaman gerçekleşir? Tamamen yok oluyor muyuz? Ölümsüzlük gerçekten mümkün mü? Ölüm, yaşam, bilinç, beden, ruh, dönüşüm... Birçok insana ürkütücü gelen ölüme bakış açınızı değiştirecek bir anlatım. Ölümün biyolojisi üzerine bir bilimkurgu. Şimdilik Mater serisi hala favorim olsa da serinin devamını merakla bekliyorum.

 

KİTAPTAN SEVDİĞİM ALINTILAR:

 

“Öldüğümüzde tüm bedenimiz ve hücrelerimiz yerli yerinde duruyorken bizi terk edip giden şey tam olarak nedir?”

 

“Şu hayatta bizim için en büyük işkence belirsizlik dediğimiz süreçtir. İnanın en kötü senaryo bile uzun süreli belirsizliğin yarattığı hasar kadar beynimize zarar verici değildir. Şimdi soruyorum size, şu hayatımızda ölümden daha belirsiz olan ne var? Sonsuza kadar yok mu olacağız, reenkarnasyonla tekrar dünyaya mı geleceğiz, burada yaptıklarımızın karşılığını cennet ya da cehennem olarak mı göreceğiz?”

 

“Eğer ölümün bir dönüşüm olduğunu kavrayabilirsen o kadar kötü bir şey olmadığını da anlarsın. Nereden biliyorsun belki de beynimizde bilinç olarak var olan o enerji, bedenimiz öldüğünde özgürlüğüne kavuşuyordur. Belki de bedenlerimiz özgürlüğe kavuşmadan önce bir şeyleri öğrenmek zorunda kaldığımız organik hapishanelerimizdir.”

 

“Hücrelerin yaşama tutunma mücadelesi gerçekten de inanılmazdı. Her şey bu kadar canlıyken o zaman ölen şey tam olarak neydi ki? Yoksa insan ruhu dediğimiz şey 30 trilyon canlıyı etrafında tutabilen bir enerji formu muydu? Tıpkı gece küçük sinekleri etrafında toplayan ışık gibi ruh da hücreleri bir araya getiren bir melodi miydi?... Tüm hücreler canlıyken bir ruh neden bedeni terk ederdi?”

 

“Denklem çok nettir. Kelebeğin uçması için tırtıl gömülmek zorundadır. İşte yaşam ve ölüm arasındaki asıl ilişki metamorfoz fikrinin içinde gizli. Buradaki dönüşümü anlamak için insanın etrafındaki kozayı keşfetmek lazım. Bu kozanın adı toprak (...) Çünkü toprak, yaşamla ölüm arasındaki metamorfozun gerçekleştiği en ideal alandır.”

 

“Hücrelerimiz ve vücudumuzdaki mikroorganizmalarla beraber trilyonlarca canlının bir arada yaşadığı ortak bir yaşam formuyuz. Öyle ki hem devasa bir mezarlık hem de yaşamın sürekli yeşerdiği inanılmaz bir ormanız.”

 

“Evren parçaların sürekli dağıtılıp bir araya getirildiği müthiş bir yapbozdu. Üstelik her defasında ortaya mükemmel bir sonuç çıkıyordu. İşte yaşam bu nedenle çok kıymetliydi.”


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder