1 Şubat 2026 Pazar

MUMLAR SONUNA KADAR YANAR

 


KÜNYE

Kitap Adı: Mumlar Sonuna Kadar Yanar

Yazarı: Sandor Marai

Basım: Yapı Kredi Yayınları– 3.Basım- 2024

Sayfa: 114

Tür: Roman, Modern Klasikler


İNCELEME:

Mumlar Sonuna Kadar Yanar / Sandor Marai

“İnsan önemli soruları sonunda daima bütün hayatıyla cevaplar.”

General Henrik ve Konrad askeri okulda tanışır ve çok yakın dost olurlar. Henrik’in ailesi zenginken, Konrad’ın ailesi kıt kanaat bir yaşam sürer. Birbirlerine ikiz kardeşler gibi bağlı olan bu iki adamın dostluğu yıllar sürer. Henrik evlenir, tek uğraşı iyi bir asker olmaktır. Oysa Konrad’ın içinde büyük bir müzik ve sanat aşkı yanmaktadır. Ava gittikleri bir gün birçok şeyi değiştirir. Avda Henrik’in yaşadığını düşündüğü bir an, akşamındaki yemekte eşi ile Konrad’ın sohbetinin içeriği, ertesi gün Konrad’ın haber bırakmadan askerliği bırakıp ülkeyi terketmesi ve sonrasında gelişenler Henrik’in kafasında büyük kuşkular doğurur. Aslında Henrik her şeyden emindir kendince. Ancak bu kuşkulara cevap verecek olan adam çoktan gitmiştir. Karısı Krisztina ile yüzleşmemeyi tercih eder ve kendisini bağ evine kapatır. Sadece tek bir anı bekler, Konrad’ın gelip sorularına cevap vereceği anı. Bir gün döneceğine emindir.

Karısı öldükten sonra, şatoya evine döner, sessiz yaşlanmaya devam eder. Ve tam 41 yıl sonra Konrad’tan döndüğüne dair mektup alır. Bir akşam yemeği düzenler, beklediği an gelmiştir. Kendince intikam alacağı, ona her şeyi kabul ettireceği an gelmiştir. İki yaşlı adam bir araya gelir. Peki 41 yıl beklediğine değecek midir?

Yazardan okuduğum ilk kitaptı. Bu kısacık kitap beni biraz yordu. Bunca yıl sonra iki adamın sohbetini değil Henrik tarafından bir monolog okuyoruz. ‘Bi sus be adam’ diyesim geldi. Hatta kendince temellendirdiği o kuşkuları üzerine öyle büyük büyük ve net konuştu ki, ‘çok biliyorsun sen’ diyip ağzının ortasına bir vurasım da geldi. Belki haklıdır, bunu ne yazık ki okuyucu olarak öğrenemiyoruz. Bu da ‘ee ne oldu şimdi’ dedirtiyor tabi.

Bunlar yanında dostluk, hırs, kıskançlık, çekişme, tutku, ihanet temellinde hayata ve insan ilişkilerine dair felsefi bir derinliği de vardı. Çokça altı çizilesi satır mevcuttu. 41 yıl beklenmiş bir hayat muhasebesi. Felsefe sevenlere daha çok hitap edecektir.

 

KİTAPTAN SEVDİĞİM ALINTILAR:

 

“Sonunda, en sonunda insan dünyanın ona öylesine inatla sorduğu soruları hayatının gerçekleriyle cevaplar. Sorular şöyledir:  Sen kimsin? Gerçekten ne istiyordun? Gerçekten ne yapabiliyordun? Nerede sadıktın? Nerede sadakatsiz? Nerede cesurdun, nerede korkak? Sorular bu şekildedir. Ve insan elinden geldiğince cevaplar, doğru ya da yalan söyleyerek ama bu o kadar önemli değil. Önemli olan, sonunda bütün hayatıyla cevap vermesidir.”

 

 “Sence de hayatın anlamı sadece günün birinde kalplerimizi, ruhlarımızı ve bedenlerimizi gezip sonra da ebediyen yanan bir tutkuda olabilir mi? Arada ne yaşanırsa yaşansın? Ve bunu yaşadıysak belki yine de boşuna yaşamamış olabilir miyiz? Tutku bu kadar derin, bu kadar zalim, bu kadar muhteşem, bu kadar gayriinsani mi? Ve acaba bir kişiye değil de sadece arzunun kendisine mi yönelik?”

 

“Fakat ruhunun derinlerinde bir sancı saklıydı: Olduğundan farklı olma arzusu. Bu, bir insanın kaderden yiyebileceği en büyük silledir. Olduğundan farklı olma arzusu: Kalpte yanan hiçbir arzu daha acı verici olamaz. Çünkü insan hayata ancak kendi kendisi ve dünya için taşıdığı anlamla uzlaşarak katlanabilir.”

 

“Hayatın en büyük sırrı ve en büyük hediyesi, ‘aynı türde’ iki insanın karşılaşmasıdır. Bu son derece nadir görülür -doğanın hile ve zora başvurarak böyle bir ahengi engellemesinden kaynaklanıyor olmalı; belki de sebebi, dünyanın yaratılması, hayatın yenilenmesi için birbirini ebediyen arayan, zıt akortlu insanlar arasında oluşan gerilime ihtiyaç olmasıdır.”

 

“Bunu bekledim, çünkü beklemeye değer her şeyin kendi zamanı ve düzeni vardır.”

 

“İnsan yaptığıyla değil, bu yaptığının arkasındaki amaçla kendini suçlu hale getirir. Her şey amaçta saklıdır.”

 

“Acıdan ve ölümden daha kötüsü vardır. Daha kötüsü, insanın kendine saygısını kaybetmesidir.”

 

“Yeryüzünde yapacakların olduğu müddetçe yaşarsın.”


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder