dostoyevski etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dostoyevski etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mayıs 2026 Pazartesi

ÖTEKİ

 












KÜNYE

Kitap Adı: Öteki

Yazarı: Fyodor Mihalyoviç Dostoyevski

Basım: İş Bankası Kültür Yayınları– 24.Basım- 2023

Sayfa: 181

Tür: Roman, Dünya (Rus) Klasikleri


İNCELEME:

Öteki / Dostoyevski

Dostoyevski’nin 2.kitabı Öteki, kişilik bölünmesi ve parçalanmış bilincin kurduğu tehlikeli dünyayı konu edinmesi bakımından oldukça dikkatimi çekmişti.

Kitapta başkarakter Yakov Petroviç Golyadkin asosyal, pasif bir adam. Bir devlet dairesinde 9.dereceden memur. Hikaye Golyadkin’in doktoruna uğraması ile başlıyor, konuşmaları sonrası doktoru ona daha sosyal olması, eğlenceli ortamlara katılması gerekliliğini dile getiriyor. Davet edildiğini düşündüğü bir baloya alınmaması sonrası ise içe kapanıklığı, insanlardan hoşnutsuzluğu, şüpheciliği artıyor. Ertesi gün işe gittiğinde yeni bir memurun işe alındığını görüyor ve gözlerine inanamıyor çünkü yeni memur Golyadkin’in tıpatıp benzeri. Sadece görüntüsü mü? Yeni memurun ismi de Yakov Petroviç Golyadkin. Anlayamıyor, tanışmaya, anlam vermeye çalışıyor. Ancak arkadaşlık çabaları sonu hüsran ile sonuçlanıyor. ‘Öteki’ Golyadkin kötü niyetli, düzenbaz, kendine güvenli ve girişken bir adam. Hikaye boyunca ‘hakiki’ Golyadkin’in arkasından dönen işler ile ilgili üstlerine karşı kendini aklama çabasını ve ‘öteki’ Golyadkin ile mücadelesini okuyoruz.

Beklediğimi bulabildim mi peki? Cevabı yazarın yıllar sonra Öteki için yaptığı yorum versin:

“Bu hikâye başarılı olamadı ama fikri zekiceydi; daha önce edebiyata bundan daha ciddi bir fikir sunmamıştım. Ama bu hikâyenin biçimi kesinlikle başarısızdı. On beş yıl sonra bu hatayı “toplu eserlerim” için çalışırken olabildiğince düzelttim, fakat bu hikâyenin başarısız olduğuna bir kez daha ikna oldum. Eğer bu fikir üzerine şimdi çalışıp ifade etseydim tamamen farklı bir biçime başvururdum; ama 1846'da doğru biçimi bulamadım, hikâye üzerinde hâkimiyet sağlayamadım.”

Daha 20’li yaşlarında ‘parçalanmış kişilik, nevroz, şizofreni’ gibi bir psikoloji alanına edebiyatta ilk kez değinmek gerçekten başarı. Karakterin psikolojik analizi, yaşadığı buhranın yansıtılması da öyle tabi. Ancak kitap boyunca anlatılanların gerçekten bir doppelganger (yani kan bağı olmamasına rağmen fiziken tıpatıp aynı görünen karakterler) durumumu yoksa Golyadkin’in sosyal baskı ve toplumda yer edinememe hali sonrası kafayı kırması ve kişilik bölünmesi yaşaması halimi olduğu net değil. Bu muamma da biraz yorucu. Yazarın da dediği dibi fikir başarılı ancak işleniş eksik. Yeraltından Notlar ile yazar ile barışırız diye düşünüyorum.

 

KİTAPTAN SEVDİĞİM ALINTILAR:

 

"İnsanın dış görünüşü gösterişsiz olabilir ama önemli olan aklı, güçlü duyguları ve hoş tavırlarıdır"

 

“zamanı da gelecek kurt, kuzunun döktüğü gözyaşlarının bedelini ödeyecek.”


"Şüphesiz her şey olması gerektiği gibi oldu, zaten başka türlü olamazdı."

 

30 Ekim 2024 Çarşamba

İNSANCIKLAR

 












KÜNYE

Kitap Adı: İnsancıklar

Yazarı: Fyodor Dostoyevski

Basım: Can Yayınları– 39.Basım- 2023

Sayfa: 175

Tür: Roman, Dünya Klasikleri


İNCELEME:

İnsancıklar, Dostoyevski’nin ilk kitabı. Benim de yazardan okuduğum ilk kitap. Orjinal adı ‘Zavallı, Yoksul İnsanlar’ ancak Türkçeye ilk çeviride İnsancıklar adı kullanılmış ve öyle devam etmiş. Yazarın 26 yaşında böyle başarılı bir eserle edebiyat dünyasına girişi, edebiyat çevrelerinde ‘Yeni Gogol doğdu’ olarak lanse edilir. Hatta Dostoyevski kitapta Gogol’a atıf yaparak, kendi karakteri Makar’ın yoksulluğunu Gogol’un Palto eserindeki karaktere benzetir.

Eser, katip Makar Alekseyeviç Devuşkin ile Varvara Alekseyna Dobroselova ‘nın birbirlerine yazdıkları mektuplardan oluşuyor. 40lı yaşların sonunda yoksul bir katip olan Makar ile 20li yaşların başlarında, ailesini çok erken kaybeden yoksul Varvara uzaktan akrabadır. Aynı avlu içerisinde pencereleri birbirine bakan kiralık odalarda yaşarlar. Bu açlık, sefalet içerisinde birbirlerine yazdıkları mektuplar ile birbirlerinden güç alırlar.

Genç kız imkansızlıkları içinde adama dostça sığınırken, Makar da elinde avucunda ne varsa genç kızın ihtiyaçlarını görerek ona kol kanat gerer. Kış günü ayağına giyecek sağlam bir çizmesi yoktur, ceketi eskimiş ve düğmeleri düşmüştür. Kıyafeti nedeniyle patronuna görünmemeye çalışır. Yine de Varvara nın eksiklerine koşar borçla dahi olsa. Bir çay içmenin bile lüks olduğu zorlu günlerdir her ikisi içinde.

İkisinin de birbirlerine sıcak ve naif hitapları gerçekten iç ısıtıyordu mektuplarda. Güvercinim diye hitap ediyor Makar genç kıza. Kitapta Varvara’nın hayat hikayesini anlattığı mektupta bahsettiği Pokrovski ile yaşadığı duygusal yakınlaşma ve süreç ise oldukça dokunaklıydı.

Kendinden bile gizlemeye çalışsa da Makar ın babacan duygularının yavaş yavaş aşka evrildiğini anlıyoruz. Ancak Makar için katlanılmaz olsa da Varvara yı bambaşka bir gelecek beklemektedir.  

Sınıfsal ayrımın halktaki yansımasına ayna tutan, hor görülmenin, ezilmenin, sefaletin, çaresizliğin, mutsuzluğun karakterler üzerinden işlendiği oldukça başarılı bir eser. Akıcı ve sade üslubuyla kolay okunması bakımından, klasiklere başlangıç için tercih edilebilir.

 

KİTAPTAN SEVDİĞİM ALINTILAR:

 

“Çok tuhaftı! Ağlayamadım; ama ruhum paramparça olmuştu.”

 

"...biz insanlar, kaygı ve telaş içinde yaşayan biz insanlar, gökteki kuşların kaygısız ve masum mutluluğunu da kıskanmalıyız…”

 

“El için kuyu kazanın, evvela kendisi düşer." Rus atasözü

 

“Bazen saklanır insan, saklanır, yakalanmamak için gizlenir, burnunun ucunu bile göstermeye korkar; yerini belli etmez, çünkü önyargı kol geziyordur...”

 

“Mutsuzluk bulaşıcı bir hastalıktır. Mutsuz ile yoksulun birbirinden uzak durması lazım, birbirlerine bulaştırmamak için.”

 

“Zaten zengin insanlar yoksulların kötü kaderlerinden seslice yakınmasını sevmez...”

 

“Ah çok yazık! Ölümün ne gün ne saat bildiğini düşünmek ne hüzünlü... Hiç yoktan ölüveriyor insan...”